İstanbul’da mahalle terzisi

Üstünüze oturmayan sevdiğiniz şeyi atmayın, bize getirin

Paça yerde sürünüyor, bel de düşüyor. Ya da fermuar yarı yolda kalmış. Gelin, önce bir bakalım; çoğu şey sandığınızdan kolay düzelir.

Paça mı kısa, bel mi bol? Önce bir deneyelim.

Pencere kenarındaki ahşap çalışma masasında yarım kalmış keten gömlek, makas, iplik ve mezura duruyor.
Önlüklü yaşlı bir terzi, kesim masasında kumaşın üzerine tebeşirle işaret çekiyor.
Çizgi elle çekilir.

Dükkândan içeri

Kesim masası pencerenin önünde

Kapıdan giren çoğu kişinin elinde bir poşet olur. Bazen içinden bir düğün elbisesi çıkar, bazen yıllardır dolapta bekleyen bir kot.

Önce konuşuruz. Nerede sıkıyor, oturunca ne oluyor, bunu nerede giyeceksiniz? Sonra kumaşı üstünüzde iğneleriz. Tebeşiri elle çekeriz, çünkü çizginin nereye gittiğini göz görmeli.

Ama her şey tadilat değil. Bazen ölçü alıp sıfırdan bir gömlek ya da etek keseriz.

Dükkânı biraz daha tanıyın

Tezgâhtaki işler

Neyi düzeltiriz, neyi baştan dikeriz

Lacivert kot pantolonun paçasına iğne ve iplikle elde dikiş yapan eller yakından görünüyor.

Parça 1

Paça kısalır, bel daralır

Kot da olur, kumaş pantolon da. Paçanın asıl dikişini koruyabiliyorsak koruruz, koruyamıyorsak nedenini anlatırız. Belde ise önce arka dikişe bakarız; yandan almak her zaman doğru sonuç vermez.

Parça 2

Fermuar tıkandı mı?

Dişi dökülen, kayığı çıkan ya da ortada takılan fermuarı söküp yenisini takarız. Pantolon da olur, etek de. Aynı rengi bulamazsak elimizdeki en yakınını yan yana koyup gösteririz.

Parça 3

Gelinlik ve abiyede ince iş

Saten ve tül iğne izini unutmaz; bir kere yanlış yere batan iğne kumaşta kalır. O yüzden bu işlerde elimizi yavaş tutarız. Etek boyunu, beli ve askıyı ayrı ayrı oturturuz, provaya da zaman ayırırız.

Parça 4

Sıfırdan: ölçünüze göre gömlek ve etek

Ölçünüzü alır, kalıbı kâğıda çıkarırız. Kumaşı siz getirirseniz ona göre keseriz; getirmezseniz birlikte bakarız. İlk provada biraz bol bırakırız. Daraltmak kolay, geri genişletmek her zaman mümkün olmuyor.

Hizmetlerin tamamını ayrı sayfada okuyun
Fildişi saten kumaş üzerinde pirinç fermuar, söküm makası, iğneler ve ince iplikler düzenli şekilde duruyor.

Mahallenin terzisi

Bir kıyafeti bize bırakınca ne olur?

Atmayın, önce gösterin.

Anlattığınızı bir kez anlatırsınız

Araya giren kimse yok. Masanın karşısındaki kişiyle konuşur, neresinin batıp neresinin sıktığını doğrudan söylersiniz.

Olmayacaksa “olmaz” deriz

Bazı kıyafetler iki beden küçülmez. Kumaş yırtılır ya da kesim bozulur. Bunu işe başlamadan söyler, belki başka bir yol öneririz.

Kesmeden önce iğne

Makasa dokunmadan önce her şeyi üstünüzde iğneleriz. Aynaya birlikte bakarız. Beğenmediğiniz yer varsa iğne çıkar, kumaş zarar görmez.

Eski şey yeniden giyilir

Dolabın arkasındaki o ceket ya da etek sizin için bir anı taşıyor olabilir. Biz de onu çöpe değil, tekrar sizin üstünüze göndermeye bakarız.

Eski bir dikiş makinesinde açık mavi pamuklu gömlek kumaşı eller tarafından yönlendirilerek dikiliyor.

Sıra nasıl işler

Kapıdan girip kıyafetle çıkana kadar

  1. Getirin, anlatın

    Nerede sıkıyor, nerede fazla? Biz de kumaşa ve dikişlere bakarız.

  2. Üstünüzde iğneleriz

    Ayakta, aynanın karşısında. Oturunca nasıl durduğuna da bakarız, çünkü kıyafet bir de oturmak zorunda.

  3. Makineye geçeriz

    Düz yerleri makine halleder. Elle gitmesi gereken yeri elle bitiririz.

  4. Son kez giyersiniz

    Bir yer hâlâ batıyorsa orada düzeltiriz. Sonra katlar, verir, yolcu ederiz.

Atölyede pirinç askıda duran, etek ucu iğnelenmiş fildişi gelinlik pencere ışığında parlıyor.

Prova günü pencere ışığı yeter

Gelinlik askıda bekliyor, etek ucu iğnelerle tutturulmuş. Pencerenin ışığı fildişinin gerçek tonunu gösterir; provayı o yüzden pencereye yakın yaparız. Telaş yok. Işık da kumaş da bekler.

Sıkça sorulur

Aklınıza takılanlar

Burada bulamadığınız bir şey varsa forma yazın, oradan dönelim.

Ücreti nasıl öğrenirim?

İşi görmeden sayı söylemeyiz. Kumaşa, dikişe ve yapılacak işin zorluğuna bakmak gerekiyor. Ne getireceğinizi yazın ya da dükkâna uğrayın, işi gördükten sonra konuşalım.

Paçayı kestirirsem eski boyuna dönebilir mi?

Kesilen kumaş geri gelmez. Yine de içeri kıvırarak kısaltabildiğimiz paçalar var; önce buna bakarız. Kesmek gerekiyorsa işaretleyip size göstermeden makası açmayız.

Fermuar mı değişsin, yoksa tamir mi yeterli?

Kayık yerinden çıkmışsa bazen kaydırıp takmak yeter. Dişler dökülmüşse yenisini takmaktan başka çare yok. Fermuarı elimize alınca hangisi olduğunu hemen söyleriz.

Gelinlik için ne zaman gelmeliyim?

Takvim sıkışmadan. Gelinlikte birkaç prova gerekebilir, hepsini son haftaya sığdırmak ikimizi de yorar. Elbise elinize geçer geçmez haber verirseniz bize de size de rahat olur.

Kendi kumaşımı getirebilir miyim?

Getirebilirsiniz. Gömlek ya da etek için kumaşa bakar, yetip yetmeyeceğini söyleriz. Yetmiyorsa ne yapabileceğimizi birlikte konuşuruz.

Mesaj bırakın

Elinizdeki kıyafeti kısaca anlatın, dönelim

Ne var elinizde, neresi rahatsız ediyor? Kısa yazmanız yeter. Size nereden dönelim, onu da ekleyin: telefon da olur, e-posta da.

Mahallede, İstanbul’da, kapı hep açık.